Kan ozon ile karşılaştığında ne olur?

Kan ozon-oksijen ile karşılaştığında gerçekleşen biyokimyasal reaksiyonlar. Ozon tedavisinin ana uygulaması olan major otohemoterapide 50-200 ml kadar kan eş hacimde, ozon/oksijen oranı hekim tarafından belirlenmiş gaz karışımı ile vücut dışında karşılaşır. Kan ozon/oksijen ile karşılaştığında aşağıdaki biyokimyasal reaksiyonlar olur.

Oksijen Henry Kanunu gereği çözünür ve 5-10 dakika içinde venöz kan içindeki hemoglobini tamamen satüre hale getirir. Plazmada çözünen oksijen de ortalama oksijen basıncını 350-400 mmHg’a çıkarır.

Ozon sıvılarda oksijenden yaklaşık 10 kat daha kolay çözünür; ancak Henry Kanununa uymaz. Bunun nedeni plazma ile karşılaştığında saniyeler içerisinde moleküler oksijen ve oksijen radikaline dönüşmesidir. Bu nedenle kan ozon ile karşılaştıktan birkaç saniye sonra kan plazmasında hiç ozon bulunmaz. Bu nedenle organizmaya kan yolu ile ozon vermenin pratikte imkânı yoktur. Ozon/oksijen karışımı kan ile karşılaştıktan ve belirli bir süre beklendikten sonra kişiye aynı yolla geri verilir (reinfüzyon). Reinfüze edilen kan aşağıdaki özelliklere sahiptir.

• Ortaya çıkan oksijen radikalleri plazmanın suyu ile reaksiyona girerek hidrojen peroksit oluşumuna neden olurlar. Hidrojen peroksit organizmada bilinen en önemli ikinci habercilerden bir tanesidir. Plazmada yüksek konsantrasyonda oluşur ve hızla şekilli elemanların içine girer. Major otohemoterapinin tedavi edici etkilerine aracılık eden en önemli habercilerden bir tanesidir.

• Ortaya çıkan oksijen radikallerinin ikinci hedefi plazmadaki çift bağdan zengin moleküllerdir (özellikle sülfidril gruplarından zengin). Bu moleküllerin çoğu plazmanın antioksidan kapasitesinin önemli bir bölümünü oluşturan üre, ürik asit ve albumindir. Antioksidan özelliği olan bu moleküllerin ozon aracılığı ile oksitlenmesi kan plazmasının redoks dengesini geçici olarak değiştirir ve terapötik şok denilen sürece neden olur. Kanın şekilli elemanları bu duruma antioksidan ve antiinflamatuar yolaklarla reaksiyon gösterirler. Major otohemoterapinin tedavi edici etkilerine aracılık yapan en önemli süreçlerden bir tanesidir.

• Bunların yanında çoklu doymamış yağ asitleri (PUFA) ile de aynı reaksiyona girerek, LOP (lipids oxidation products) adı verilen okside lipid ürünleri oluştururlar. Bu ürünler dolaşıma girdikten sonra tüm dokulara yayılır ve başta immun sistem ve kemik iliği olmak üzere aktivasyon artışına neden olurlar.

• Tüm ozon saniyeler içerisinde plazmada tüketilir ve terapötik tedavi aralığında uygulanan ozon gazı hiçbir zaman kanın şekilli elemanlarına ulaşamaz.

Konu hakkında daha ayrıntılı bilgi aşağıdaki makaleden elde edilebilir.

Bocci V, Aldinucci C. Biochemical Modifications Induced in Human Blood by Oxygenation-Ozonation. J BIOCHEM MOLECULAR TOXICOLOGY:20;133-138, 2006.

Bursa Lazer Epilasyon, Bursa Seo, Kadın, Bursa Buz Lazer

Ozon ve ozon tedavisi nedir?

 

Ozon gazı en çok atmosferde bulunur

Ozon üç oksijen atomundan oluşan gaz halinde bir moleküldür. Ozon gazının halk arasında yaygın olarak bilinmesinin asıl nedeni atmosferin üst tabakalarında bulunan ozon tabakasının son yıllarda tehlikeli bir şekilde azalmasıdır. Ozon tabakası güneşten dünyamıza gelen mor ötesi dalgaların soğurulmasında önemlidir. Bu tabaka inceldikçe insan sağlığına zararlı olan bu ışınların dünya yüzeyine ulaşması kolaylaşmaktadır.

Ozon oksijenin üç atomlu kararsız formudur

Oksijen molekülünün (O2) kararlı haline karşın, ozon (O3), kararsız bir moleküldür. Ozon gazını Alman kimyacı Christian Friedrich Schönbein 1839 yılında keşfetmiştir. Keşfinden sonraki ilk yıllarda dezenfeksiyon amacıyla kullanılmıştır. 1860 yılında Monako şehrinin su arıtma tesislerinde dezenfeksiyon amacıyla ozon kullanılmaya başlanmıştır. Ozonun bu dezenfekte edici etkisi güçlü okside edici özelliğinden kaynaklanmaktadır. Sadece virüs ve bakterileri öldürmekle kalmaz tüm mikroorganizmalar ve toksinlerini de okside edebilir.

Ozon keskin kokulu bir gazdır

Ozon oda sıcaklığında renksiz, karakteristik kokusu olan bir gazdır (fırtınalı havalardan sonra, yüksek yerlerde veya deniz kıyısında hissedilir). İsmi Yunanca “koklamak” manasına gelen ozein’den gelir. Çok güçlü okside ve etkili dezenfekte etme özelliği sayesinde, halen dünya çapında içme suyu sağlayan arıtma tesislerinde yaygın olarak kullanılır. Ozon aynı zamanda pekçok gelişmiş ülkede bir hava kirliliği kriteri olarak kullanılır. Ozon gazı güçlü okside edici özelliğinden dolayı solunum yolları ve göz ile temasından kaçınılmalıdır.

Ozon terapi, medikal ozon tedavisi; bir paradoks tedavidir

Atmosferin üst tabakalarında olmasını ancak soluduğumuz havada olmamasını istediğimiz bu ilginç molekül, insan vücuduna uygun şekilde uygulandığında güçlü tedavi edici sonuçlar doğurur. Medikal ozon tedavisi ya da ozon terapi, hasta ve hastalığın durumuna göre onlarca farklı yöntem ile insan vücuduna uygulanabilir. Tümüne birden tedavi amaçlı ozon uygulamaları denmektedir. Bundan yaklaşık 500 yıl önce bir bilim adamı ilaç ile zehir arasındaki farkı şöyle tanımlamıştır; herşey içinde zehir barındırır, zehir ile ilacı ayıran çizgi miktar ve uygulama yöntemidir. İlacın çoğu zehir, zehirin azı da ilaç olabilir. Ozon tedavisi tam da bu noktada en iyi örneklerden bir tanesidir.

Doç.Dr.Ahmet Korkmaz Kaynak: allturk.com

ir

05 Nisan 2010

By

Ozon gazı en çok atmosferde bulunur

Ozon üç oksijen atomundan oluşan gaz halinde bir moleküldür. Ozon gazının halk arasında yaygın olarak bilinmesinin asıl nedeni atmosferin üst tabakalarında bulunan ozon tabakasının son yıllarda tehlikeli bir şekilde azalmasıdır. Ozon tabakası güneşten dünyamıza gelen mor ötesi dalgaların soğurulmasında önemlidir. Bu tabaka inceldikçe insan sağlığına zararlı olan bu ışınların dünya yüzeyine ulaşması kolaylaşmaktadır.

Ozon oksijenin üç atomlu kararsız formudur

Oksijen molekülünün (O2) kararlı haline karşın, ozon (O3), kararsız bir moleküldür. Ozon gazını Alman kimyacı Christian Friedrich Schönbein 1839 yılında keşfetmiştir. Keşfinden sonraki ilk yıllarda dezenfeksiyon amacıyla kullanılmıştır. 1860 yılında Monako şehrinin su arıtma tesislerinde dezenfeksiyon amacıyla ozon kullanılmaya başlanmıştır. Ozonun bu dezenfekte edici etkisi güçlü okside edici özelliğinden kaynaklanmaktadır. Sadece virüs ve bakterileri öldürmekle kalmaz tüm mikroorganizmalar ve toksinlerini de okside edebilir.

Ozon keskin kokulu bir gazdır

Ozon oda sıcaklığında renksiz, karakteristik kokusu olan bir gazdır (fırtınalı havalardan sonra, yüksek yerlerde veya deniz kıyısında hissedilir). İsmi Yunanca “koklamak” manasına gelen ozein’den gelir. Çok güçlü okside ve etkili dezenfekte etme özelliği sayesinde, halen dünya çapında içme suyu sağlayan arıtma tesislerinde yaygın olarak kullanılır. Ozon aynı zamanda pekçok gelişmiş ülkede bir hava kirliliği kriteri olarak kullanılır. Ozon gazı güçlü okside edici özelliğinden dolayı solunum yolları ve göz ile temasından kaçınılmalıdır.

Ozon terapi, medikal ozon tedavisi; bir paradoks tedavidir

Atmosferin üst tabakalarında olmasını ancak soluduğumuz havada olmamasını istediğimiz bu ilginç molekül, insan vücuduna uygun şekilde uygulandığında güçlü tedavi edici sonuçlar doğurur. Medikal ozon tedavisi ya da ozon terapi, hasta ve hastalığın durumuna göre onlarca farklı yöntem ile insan vücuduna uygulanabilir. Tümüne birden tedavi amaçlı ozon uygulamaları denmektedir. Bundan yaklaşık 500 yıl önce bir bilim adamı ilaç ile zehir arasındaki farkı şöyle tanımlamıştır; herşey içinde zehir barındırır, zehir ile ilacı ayıran çizgi miktar ve uygulama yöntemidir. İlacın çoğu zehir, zehirin azı da ilaç olabilir. Ozon tedavisi tam da bu noktada en iyi örneklerden bir tanesidir.

Doç.Dr.Ahmet Korkmaz

Bursa Lazer Epilasyon, Bursa Seo, Kadın, Bursa Buz Lazer